Doğum kontrol haplarının ne gibi yan etkileri vardır?
Doğum kontrol hapları bulantı, baş ağrısı, ara kanama, adet kanamasında
azalma, deride lekelenme, göğüslerde ağrı ve dolgunluk, kilo artışı, mizaç
değişikliği ve depresyon gibi yakınmalara yol açabilir. Bu yakınmaların bir
kısmı birkaç ay içinde azalır. Yakınmalar ortaya çıktığında hekime
bildirilmelidir.
Doğum kontrol hapları hakkındaki yanlış inanışlar nelerdir?
Doğum kontrol haplarının doğumsal anomalilere, kısırlığa, cinsel
yetersizliğe, vücutta irileşmeye neden olduğu ve kullanımdan sonra bir süre
ara verilmesi gerektiği inanışı doğru değildir.
Doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim, yumurtalık ve meme kanseri ile
ilişkisi var mıdır?
Yapılan çalışmalar doğum kontrol hapı kullanılmasının rahim ve yumurtalık
kanserine yakalanma ihtimalini azalttığını göstermiştir. Yapılan bazı
çalışmalar 5 yıl ve daha uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda,
rahim ağzı ve meme kanseri görülme sıklığının arttığını göstermiştir. Bu
bulgular kanıtlanamadığı için bu konuda yapılan çalışmalar devam etmektedir.
Doğum kontrol hapı kullanırken gebe kalınması bebeğin gelişimini olumsuz
etkiler mi?
Doğum kontrol hapı ile korunan kadınların hapları kullanmaya devam ederken
veya kestikten hemen sonra gebe kalmaları, bebeğin sağlığını olumsuz
etkilemez. İlacı bıraktıktan sonra ilk ay içinde gerçekleşen gebeliklerde
ikiz görülme ihtimali fazladır.
Doğum kontrol hapı kullanılması ileride elde edilecek gebeliklerin
düşükle sonlanma ihtimalini arttırır mı?
Doğum kontrol hapı kullanmış kadınlarda düşük ve ölü doğum yapma riski daha
azdır. Doğum kontrol hapı ile korunan kadınlarda ileride elde edilecek
gebeliklerde anomalili bebek (anormal bebek) doğurma riski de artmaz.
Emziren kadınların doğum kontrol hapı kullanmasında sakınca var mıdır?
Doğum kontrol haplarının sütün miktarını ve besin değerini azalttığı
gösterilmiştir. Doğum sonrası doğum kontrol hapı kullanan annelerde emzirme
süresinin de kısaldığı düşünülmektedir. Emzirirken doğum kontrol haplarının
kullanılmasıyla ilgili diğer bir kaygı da içerdikleri hormonların bebeğe
geçerek zarar verme ihtimalidir, fakat bu doğrulanamamıştır. Bu dönemde
minipill olarak adlandırılan sadece progestin içeren hapların kullanılması
önerilir.
Doğum kontrol hapları enfeksiyonlara karşı korur mu?
Doğum kontrol haplarını 12 aydan fazla kullanan kadınlarda pelvik
inflamatuvar enfeksiyonların (karın içine yayılan genital enfeksiyonların )
görülme sıklığının azaldığı saptanmıştır. İlacın etkisi ile koyulaşan rahim
ağzı salgısı mikropların vajinadan rahme ve daha yukarı doğru ilerlemesini
önler. Doğum kontrol haplarının cinsel temas yolu ile bulaşabilen
enfeksiyonlara karşı koruyucu etkisi yoktur.
Doğum kontrol haplarının koruyuculuğu ne zaman başlar?
Hapın kullanımına adetin ilk günü başlanırsa hapın koruyuculuğu o ay (adet
siklusu) başlar. Doğum kontrol hapı kullanımına daha geç başlanıldığında o
adet siklusu boyuncu prezervatif gibi ek korunma yöntemleri uygulanmalıdır.
Doğum kontrol hapı kullanırken hap içilmesi unutulduğunda ne yapılmalıdır?
Eğer tek bir hapın alınması unutulmuşsa en kısa zamanda unutulan hap
içilmeli ve takip eden haplara normal sırası ile devam edilmelidir. Bu
durumda ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmasına gerek yoktur.
Eğer ilaç kullanımının ilk iki haftası içinde arka arkaya 2 gün hap alınması
unutulursa takip eden iki gün ikişer tane hap alınır ve 7 gün prezervatif
gibi ek bir doğum kontrol yönteminin kullanılması önerilir.
Eğer ilacın üçüncü haftasında iki hap veya herhangi bir zamanda ikiden fazla
hap kullanılmazsa yeni paket ilaca başlanmalı ve bir hafta boyunca ek bir
doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.
Doğum kontrol hapı kullanılmasının faydaları nelerdir?
Doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda kürtaj ve cerrahi sterilizasyona
gerek kalmaz. Rahim ve yumurtalık kanseri daha az görülür ve dış gebelik
riski azalır. Adet kanamaları düzenli ve daha az ağrılıdır. Adet kanamaları
azalır ve anemi (kansızlık) daha az görülür. Yumurtalık kanallarının
iltihabı, endometriozis (karın içine kanamalar yapan bir kadın hastalığı),
yumurtalık kistleri, iyi huylu meme hastalıkları, damar sertliği ve eklem
romatizmasına daha az görülür ve kemik yoğunluğu artar.
Doğum kontrol haplarının tedavide kullanıldığı durumlar var mıdır?
Adet dışı düzensiz kanamalar ve adet düzensizlikleri, adet ve yumurtlama
ağrısı, sivilce ve aşırı tüylenme, hormon eksikliğine bağlı adet görememe,
adet öncesi gerginlik sendromu, yumurtalık kistlerinin tedavisi ve
endometriozisden korunma amacı ile doğum kontrol hapları kullanılabilir.

İLİŞKİ SONRASI DOĞUM KONTROLÜ
Acil doğum kontrolü ne demektir?
Doğum kontrolü olmadan gerçekleşen cinsel ilişkiyi takiben uygulanan doğum
kontrol yöntemidir. Cinsel ilişki sonrası ilk 72 saat içinde yüksek doz
kombine doğum kontrol hapları veya yüksek doz progestin içeren hapların
alınması ile gebeliğin gerçekleşmesi önlenir. İlacın ikinci dozu ilişki
sonrası alınan ilk dozdan 12 saat sonra alınmalıdır.
İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol haplarının avantajları nelerdir?
İlişki sonrası kullanılan doğum kontrol hapları güvenilir, etkili ve
kullanımı kolay olan ilaçlardır. Adet siklusunun herhangi bir döneminde
kullanılabilen bu haplar kolaylıkla elde edilebilir. Acil doğum kontrolü
düşüğe neden olmaz ve mevcut gebeliğe zarar vermez.
Acil doğum kontrolü için kullanılan hapların yan etkileri nelerdir?
Bu hapları kullanan kadınlarda bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi,
yorgunluk ve göğüslerde gerginlik görülebilir.

HORMON İMPLANTLARI VE ENJEKSİYONLARI
Hormon implantları (norplant) nelerdir?
Hormon implantları derinin altına yerleştirilen yumuşak kapsüllerdir.
İmplantlar progesteron hormonu salarak yumurtlamayı önler ve beş yıl boyunca
koruma sağlar. Doğum kontrol hapları kullanması sakıncalı olan kadınlarda
implantları da kullanmaması gerekir. İmplantları kullanırken yıllık
jinekolojik muayene, Pap smear testi ve meme muayenesi yapılmalıdır.
Norplant’ın avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Norplant güvenilir, etkin, devamlı ve çok fazla uğraş gerektirmeyen bir
doğum kontrol yöntemidir. İstenildiği anda vazgeçilebilir ve doğumdan hemen
sonra yerleştirilebilir. Bütün bu avantajların yanında Norplant, vakaların
%80’inde ilk yıl içinde adetlerin kesilmesine neden olur. Norplant’ın
yerleştirilmesi ve çıkartılması için cerrahi bir işlem gerekir. Bu, yöntemin
maliyetini artırmanın yanında enfeksiyon, kanama ve allerjik reaksiyon gibi
cerrahi riskler taşır. Bazı bayanlar Norplant’ın cilt altından belli
olmasından rahatsız olabilir.
Hormon enjeksiyonları nelerdir?
Ayda bir veya üç ayda bir uygulanan ve progesteron hormonu içeren hormon
enjeksiyonları uzun etkili korunma sağlayan doğum kontrol yöntemidir. Bir
yıldan daha uzun süre kullanıldığında adetlerin kesilmesine neden olabilen
hormon enjeksiyonları ileride çocuk sahibi olmayı düşünen kadınlara
önerilmez. Doğum kontrol haplarını kullanması sakıncalı olan kadınların bu
enjeksiyonları da kullanmamaları gerekir.
Hormon enjeksiyonlarının avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Hormon enjeksiyonları kullanımı kolay, güvenilir, etkin ve östrojen
hormonuna bağlı yan etkilerin görülmediği doğum kontrol yöntemidir. Bu
enjeksiyonlar, adet düzensizliklerine, kilo alınmasına ve psikolojik
gerginliğe yol açabilir. İstenildiğinde bırakılamaması da bu yöntemin bir
diğer dezavantajıdır.

RAHİM İÇİ ARAÇ
Rahim içi araç (spiral) gebeliği nasıl önlerler?
Değişik şekillerde ve boyutlardaki rahim içi araçlar saf plastik veya
bakırlı olabilir. Spiralin son yıllarda hormon salan tipleri de
üretilmiştir. Spiral rahim içinde yabancı bir cisim gibi reaksiyon
oluşturur. Bu reaksiyon sonucunda rahim içinde spermleri öldüren bir ortam
oluşur. Böyle bir ortam aynı zamanda tüplerin içini de etkileyerek
yumurtanın döllenmesini engeller. Döllenme gerçekleşse bile rahim içindeki
ortam döllenmiş yumurtanın yerleşmesini engelleyerek gebeliği önler.
Koruyuculuk oranı %97-99 dur.
Hormonlu rahim içi araç kullanılmasının ek avantajları nelerdir?
Hormonlu rahim içi araçlar rahim ağzı salgısını yoğunlaştırarak, tüplerin
hareketliliğini azaltarak ve sperm yumurta ilişkisini bozarak ek bir koruma
sağlar. Son yıllarda üretilen gestagen hormonu içeren tipleri progesteron
hormonu içeren tiplerine (1 yıl) göre daha uzun süre (5 yıl) kullanılabilir.
Bu tip rahim içi araçlarda kilo alma, baş ağrısı, uzun süren ve ağrılı
kanama gibi yakınmalar en aza indirilmiştir.
Rahim içi araç nasıl uygulanır, nelere dikkat edilmelidir?
Rahim içi araç adetin 3.- 4. günü rahme yerleştirilir. Birkaç dakika süren
bu işlem sırasında nadiren ağrı hissedilir. Jinekolojik muayeneyi takiben
rahim ağzı bir solüsyon ile temizlenerek dezenfekte edilir. Rahim ağzı bir
aletle sabitleştirilerek spiral rahim kanalından içeri yerleştirilir.
Enfeksiyon gelişmesini engellemek için antibiyotik kullanılabilir. Eğer
genital organlarda enfeksiyon varsa spiral enfeksiyon tedavi edildikten
sonra takılmalıdır.
Rahim içi aracın avantajları nelerdir?
Rahim içi araç takıldığı andan itibaren gebeliği önler ve sekiz yıla kadar
koruma sağlar. İstendiğinde hemen çıkartılabilen rahim içi araçlar yenisi
ile değiştirilebilir, çıkartıldıktan hemen sonra gebe kalınabilir. Rahim içi
araçlar cinsel ilişkiyi ve emzirmeyi etkilemez, ekonomiktir ve yan etkisi
azdır.
Rahim içi aracın dezavantajları nelerdir?
Rahim içi araç kullananlarda kasık ağrısı, vajinal akıntı, ara kanamalar
görülebilir. Adet kanamalarının miktarı artar ve kanama uzun sürebilir.
Uygulaması ve çıkartılması ağrılı olabilir. Cinsel temas yoluyla bulaşan
enfeksiyonları önlemez. Üreme organlarında enfeksiyon görülme sıklığı artar.
Rahim içi araç ne zaman çıkartılmalıdır?
Yakınmalar artarsa, üreme organlarında tekrarlayan enfeksiyonlar görülürse,
rahim içi araç yer değiştirirse veya rahim ağzında kanser şüphesi varsa
rahim içi araç çıkartılmalıdır.
Rahim içi aracın iplerini hissedebilir miyim?
Rahim içi aracın ipleri rahim ağzından dışarı doğru uzanır, bu ipleri
dokunarak kontrol edebilirsiniz.

BARİYER
METOTLARI
Bariyer metotları nedir?
Bariyer metotları spermin rahim içine girmesini engelleyen yöntemlerdir.
Bazı çiftler diyafram, prezervatif gibi bariyer yöntemlerini kullanmayı
tercih eder. Doğru uygulandığında bariyer metotları %96-97 oranında koruma
sağlar.
Diyafram nasıl kullanılır?
Lateksten oluşan diyafram, ilişkiden 1 saat önce rahim ağzını kapatacak
şekilde yerleştirilmelidir. Spermisid olarak adlandırılan sperm öldürücü
kimyasallar ile muamele edilen diyafram tiplerinin koruyuculuğu daha
fazladır. En büyük problem diyaframın bir uzman yerine kadının kendisi
tarafından yerleştirilmesidir, istenmeyen gebelikler çoğunlukla yanlış
yerleştirmeye bağlı olarak gerçekleşir.
Prezervatif ile korunma nasıl sağlanır?
Prezervatif erkeklerin kullandığı, ilişki sırasında penise geçirilen ince
lastik bir kılıftır. Meninin vajinayla temasını önler. Bazı prezervatifler
sperm öldürücü kimyasallar ile muamele edilmiştir. Koruyuculuğu %97’e ulaşan
prezervatif ilişki sonrasında kontrol edilmelidir. Yırtılma veya çıkma söz
konusu olduğunda ek bir doğum kontrol yöntemi için hekime baş vurulmalıdır.
Prezervatifin avantajları ve dezavantajları nelerdir?
Kullanımı kolay, ucuz ve güvenilir olan prezervatif en önemli avantajı
cinsel temas yolu ile bulaşan enfeksiyonlara karşı korunma sağlamasıdır.
Prezervatif kullanımının bilinen tek yan etkisi bazı kadınlarda oluşan hafif
alerjik reaksiyonlardır. Kauçuk, pudra veya kayganlaştırıcı maddelere karşı
alerjik reaksiyon görülebilir. Hiç çocuğu olmayan çiftlerin uygulayabileceği
güvenilir bir yöntemdir.
Spermisidler (sperm öldürücüler) nelerdir?
Her ilişkiden önce vajinaya uygulanan spermisidlerin jel, krem, granül,
köpük, ovül ve tablet formları vardır. Çok güvenilir olmayan bu ürünler
diğer yöntemlerin etkisini arttırmak için kullanılır.

TAKVİM YÖNTEMİ
Takvim yöntemi nasıl
uygulanır?
Güvenilir olmamasına ve önerilmemesine rağmen en sık kullanılan yöntemlerden
biridir. Gebe kalma olasılığının bulunduğu günlerde cinsel ilişkiye
girmekten kaçınarak uygulanan bir yöntemdir. Adet siklusları çok düzenli
olan kadınlarda bir adet siklusunda ovulasyondan (yumurtlamadan) önceki ve
sonraki yedi gün risklidir. Yumurtlama iki adet kanamasının tam ortasında
13-15. günlerde gerçekleşir. Düzenli adet siklusları olan bir kadın adet
kanamasının başlangıcından itibaren 6-22 günler arasında toplam 16 günü
riskli kabul edebilir.
Ovulasyonun (yumurtlamanın) gerçekleştiği nasıl anlaşılır?
Vücut sıcaklığını ölçmek, rahim ağzı salgısındaki değişiklikler, vücuttaki
hormonal dalgalanmayı gösteren testler ve ovulasyon ağrısı ile ovulasyonun
gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılabilir. Fakat ovulasyon gününü
belirleyerek o günlerde cinsel ilişki de bulunulmaması güvenilir bir yöntem
değildir.

STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ
Sterilizasyon (kısırlaştırma) yöntemleri nelerdir?
Kadında üreme kanallarının (fallop tüpleri), erkekte ise sperm kanalının
bağlanmasıdır. Gelişmiş toplumlarda çiftlerin yaklaşık %24’ü doğum kontrol
yöntemi olarak cerrahi sterilizasyonu seçmektedir. Düşünülenin aksine
çoğunlukla geri dönüşü mümkün olan bir yöntemdir. Geri dönüş ameliyatları
başarılı olmayan vakalar çocuk sahibi olmak istediklerinde, tüp bebek veya
mikroenjeksiyon tedavisi ile bebek sahibi olabilir.
Kadınlarda tüplerin bağlanması nasıl gerçekleştirilir?
Günümüzde bu işlem çoğunlukla laparoskopik (kansız-bıçaksız ameliyat) olarak
gerçekleştirilir. İşlem yaklaşık 20 dakika sürer ve hasta aynı gün evine
dönebilir. Laparoskopi karın içi organların direk görüntülenmesine imkan
verdiğinden mevcut bazı hastalıkların da aynı zamanda teşhis ve tedavisine
olanak sağlar. Tüplerin bağlanmasının cinsel yaşam ve adet siklusları
üzerinde hiçbir yan etkisi yoktur. Koruma etkisi hemen başlar ve
güvenilirliği %99.8 dir. Genellikle 35 yaşın üzerinde ve istedikleri sayıda
çocuk sahibi olmuş kadınlara önerilen cerrahi sterilizasyon çiftin birlikte
onayı alındıktan sonra yapılır.
Erkeklerde kısırlaştırma nasıl yapılır?
Vazektomi olarak adlandırılan ve sperm kanalının bağlandığı sterilizasyon
(kısırlaştırma) işlemi kadında tüplerin bağlanmasına göre daha güvenilir
(%99.9), daha kolay ve daha ekonomik bir yöntemdir. Lokal anestezi altında
ürolog tarafından yapılan bu işlem 10-15 dakika sürer ve komplikasyon oranı
çok düşüktür. Vazektominin erkek cinsel sağlığı üzerine herhangi bir
olumsuzluk etkisi yoktur.

DOĞUM SONRASI
KORUNMA YÖNTEMLERİ
Emziren kadınların gebe
kalmadığı düşüncesi doğru mudur?
Emziren kadınlarda süt hormonu olarak bilinen prolaktin düzeyi yükselir. Bu
hormon ovulasyonu (yumurtlamayı) baskılayarak doğum kontrolünü sağlar ve
yeni doğum yapmış anneyi gebelikten korur. Emzirme süreklilik kazanmadığında
veya emzirmeye rağmen kan prolaktin düzeyi düştüğünde yumurtlama ve gebelik
gerçekleşir. Emzirmenin koruyuculuğuna güvenilmez ve doğum kontrol yöntemi
olarak önerilmez.
Doğum sonrası hangi doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır?