Difteri, boğmaca (pertusis) ve tetanoz aşılarından oluşan
bir karma aşıdır. Rutin aşı takvimindeki sırasına uygun olarak yapılır. Bu
bölümde her biri ayrı ayrı ele alınacaktır.
Difteri, bir kaç günlük kukuçka devresi sonrasında belirti veren, ani
seyirli, Korinebakteriyum adlı mikrop tarafından meydana getirilen bulaşıcı
bir hastalıktır. Milattan iki yüzyıl kadar önceki kayıtlarda difteriye ait
bilgiler yer almaktadır. Tipik olarak boğazda solunum yollarını
tıkayabilecek boyutlarda gri beyaz renkli, plakalar halinde bir zar
tabakasının oluşumu söz konusudur. Öksürük, nefes darlığı ve ateş eşlik eden
belirtilerdir.
Difteri aşısı 1923 yılında Ramon tarafından geliştirilmiştir. Çocukları
aşılama programları 1926 yılından beri uygulanmakta olduğu halde difteri,
1950'li yılların başına kadar ölüm nedeni olarak önemini korumuştur. II.
Dünya savaşından sonra yoğun aşı uygulamaları sayesinde bu hastalık artık
geçmişte olduğu gibi sık görülmemektedir.
Süt çocuklarına karma aşı içinde bir iki ay arayla üç kez uygulanır. Son
enjeksiyondan 1 yıl ve 5 yıl sonra tekrar dozları yapılır. Altı yaşından
sonra karma aşıdaki difteri miktarı azaltılarak erişkin dozu (dT) uygulanır.
10 yılda bir tekrarlanır.
Boğmaca, halen çok bulaşıcı, üç dört yılda bir salgınlar yapan,
ölümcül olabilen bir çocukluk çağı hastalığıdır. Solunum yoluyla bulaşır ve
süt çocuklarında ağır seyreder. Anneden bebeğine doğumdan önce koruyucu
antikorların geçmemesi bu hastalık için özel bir sorun oluşturur. Bu durumda
erken aşılama boğmaca için büyük önem arzeder.
Hastalık, "Bordatella pertusis" adı verilen mikrop tarafından meydana
getirilir. Kuluçka devresi 10-14 gün kadardır. Başlangıcı belli belirsiz
kırıklık ve hafif öksürük şeklindedir. Bir iki hafta içinde gelişen, kriz
halindeki öksürük nöbetleri çok tipiktir. Gün içinde 30 kez ve herbirinde
10-15 öksürük gözlenebilir. Antibiyotik tedavilerine rağmen şikayetler
haftalarca sürebilir. Küçük çocuklarda ölüme yol açabileceği için özellikle
dikkatli olunması gerekmektedir.
Boğmaca aşısı, karma aşı içinde takvime uygun zamanlarda uygulanır. Dört
yaşından sonra aşıya bağlı yan etkiler daha fazla görüldüğü için karma
aşıdan çıkarılır. Aşının asellüler formu uygulandığında sinir sistemiyle
ilgili istenmeyen etkiler daha az görülmektedir. Asellüler boğmaca aşısına
ve hangi durumlarda boğmaca aşısının takvim dışında bırakılması gerektiğine
güncel aşılar başlığı altında ayrıntılı olarak değinilecektir.
Tetanoz, tüm dünyada görülebilmekle birlikte, sıklığı başarılı aşı
uygulamalarının gerçekleştirilebilmesi ölçüsünde faklılık gösterir. Az
gelişmiş ülkelerde en sık ölüme yol açan 10 hastalıktan birisidir. Her yıl
dünyada 1 milyon kişinin tetanozdan öldüğü tahmin edilmektedir.
Kirli yaralardan vücuda giren Klostiridyum tetani adlı mikrobun neden olduğu
hastalığın kuluçka devresi 3 ile 30 gün arasında değişebilmektedir. Yüz
adalelerinde kasılmalar ilk belirtidir. Zamanla tüm vücutta kasılmalar
meydana gelmektedir. Evde doğum, yenidoğan tetanozu için oldukça önemli bir
risk faktörüdür. Sağlıksız koşullarda doğum yapan anne ve bebeği tetanoza
yakalanabilir. Anneler bu hastalığa karşı aşılanmamışlarsa doğan her 100
bebekten birinin ölümü kaçınılmazdır. 1993 yılında ülkemizde, hamile
kadınların ancak %21'i tetanoza karşı aşılanabilmiştir.
Gebeliğin ilk aylarından itibaren birer ay arayla aşı olarak hem kendinizi,
hem de bebeğinizi tetanoza karşı koruyabilirsiniz. İlk gebeliğinde iki doz
aşı yaptıran annenin ikinci gebeliğinde bir doz aşı yaptırması yeterlidir.
Bebek ise ilk yılında üç kez karma aşı ile aşılanmalı , bir yıl ve beş yıl
sonra aşı tekrarlanmalıdır.