|
Bilmeniz gerekenler
Artık bebeğiniz doğdu ve sizin yakın ilginize muhtaç. Onu
sevin, onu sevmekten mutluluk duyun ve bunu kendisine en iyi biçimde
gösterin. Bir anne olarak bebeğinizle hastaneden yuvanıza döndüğünüz ilk
gün, hayatınızın en heyecan verici anlarından biri olacaktır. Yüklendiğiniz
büyük sorumluluk karşısında birazcık sinirli olmanız son derece normaldir.
Ama eşinizin ve ailenizin yardımıyla en kısa zamanda kendinize olan güvene
yeniden kavuşacağınıza hiç kuşkunuz olmasın. Doğum sonrası yorgunluğu
üzerinizden atabilmek için fırsat buldukça dinlenin.
Bünyeniz, hamilelik döneminde vücudunuzda biriken fazla suyu, doğumu izleyen
birkaç gün içerisinde atacaktır. Zaman kaybetmeden karın kaslarını
güçlendirici yer ekzersizlerine başlayın ve düzenli olarak bu hareketleri
yapmaya devam edin. Bebeğinizle sürekli olarak ilişkide olduğunuzdan doğum
sonrası vücut temizliğinize olağanüstü özen gösterin.
Doğumdan 5-6 hafta sonra doktorunuza gidip doğum sonrası muayeneyi yaptırın.
Doktorunuz, doğum sonrası, rahmin normal durumunu alıp almadığını saptayacak
ve doğum öncesindeki sağlığınıza kavuşmanızı sağlayacaktır.
Meme verirken anne ile bebek arasında çok yakın bir bağ doğar. Bebeğin emme
refleksi çok gelişmiştir. Bu becerisi, onun sadece doymasını sağlamakla
kalmaz, aynı zamanda onun kendini güven içinde hissetmeye başlamasını,
şefkate ve bakıma olan büyük gereksinmesini de simgeler.
Bebeğiniz kısa bir süre sonra gözleriyle sizinle bağlantı kurmaya çalışacak
ve ona en çekici gelen yanınız gözleriniz olacaktır. O, sesinizi de
duymaktan hoşlanır ve sizin sesinizi diğer seslerden kolayca ayırır.
Bebeğinizin, sizi uyarmak için verdiği kendine özgü sinyalleri anlamaya özen
gösterin. Size ihtiyacı olduğunda her zaman onun yanına koşun. Bebeğiniz
böylece kendini sürekli güven içinde hissedecek ve bu duygu onun ruhsal
dengesinin sağlıklı bir biçimde gelişmesini sağlayacaktır.
Bebeğinizi Nasıl Tutacaksınız?
Boyun kasları henüz yeterince güçlü olmadığından, bebek 3 aylık olana kadar
başını dik tutamaz. Onu kucakladığınızda sırtını ve başını kollarınızla
desteklemeyi unutmayın. Bebeğiniz dikkatle kucağınıza aldığınız zaman kol ve
bacaklarını serbestçe hareket isteyeceğini aklınızdan çıkarmayın. Her
sağlıklı bebek serbestçe hareket etme arzusu duyar. Kollarını rahatça
oynatması, bacaklarıyla sağa sola tekmeler atması onun kaslarını
güçlendirir. Bu tür hareketler kan dolaşımını ve metabolizmayı da olumlu
yönden etkiler. Kollarını ve bacaklarını kolayca hareket ettirebilmesi için
bebeğinizi hafif giydirmeye ve üzerini ağır örtülerle örtmemeye özen
gösterin
Bebeğinizin Uykusu
Karnı doyan, altı değiştirilen, yıkanan ve giydirilen bebek günün büyük bir
bölümünü uykuda geçirir. Bazı bebekler görünürde hiçbir neden olmadığı halde
uzunca bir süre uyanık kalırlar. Hiç endişelenmeyin, bırakın bebeğiniz uyku
süresini kendi kararlaştırsın. Karnını her doyuruştan sonra yatırarak onu
belli bir düzene alıştırabilirsiniz.
Genellikle ilk birkaç aydan sonra bebekler tüm gece boyunca uyumaya
alışırlar. Sabahları erken uyanıp gün boyunca birkaç kez daha uyurlar.
Bebeğiniz, yüzüstü yatmayı tercih edebilir. Ama günümüzde bebeğin başının
yassılaşmasını önlemek için, yatış pozisyonunun zaman zaman değiştirilmesi
önerilmektedir. Uyurken bebeği sık sık kontrol ederek, nefes almasını
engelleyecek bir neden bulunup bulunmadığını inceleyin. Sırt üstü yatarken
kusan bebek boğulma tehlikesiyle karşılaşabilir.
Bebeğinizin Emzirilmesi
Bir bebeği beslemek için seçilecek en doğal ve en doğru yol onu emzirmektir.
Anne sütü bebeklerin gelişebilmeleri için gerekli tüm besinleri içerir,
bulaşıcı hastalıklara karşı ona bağışıklık kazandırır. Emzirme, aynı
zamanda, anne ile çocuk arasında, çocuğun ruhsal açıdan sağlıklı gelişmesini
etkileyen yakın bir ilişkinin doğmasına yardımcı olur. Anne için ise, gerek
fiziksel gerek ruhsal dengenin korunması açısından büyük önem taşır.
Emzirme, annenin de bebeğin de benimsemesi ve iyi öğrenmesi gereken bir
sanattır. Bebeğinizi nasıl emzireceksiniz? Emzirme zamanlarını kendiniz için
en uygun ve dinlendirici olan saatlere göre programlayın. Bebeğinizi
emzirirken size en rahat gelen duruşu benimseyin. Bebeği emzirmeye
başlamadan önce sıcak su ile yıkayın. Göğüs uçlarınızı temizleyin. Bebeğe
önce bir memenizi verin ve on dakika emzirin, sonra diğerini vererek on
dakika daha emzirin. Bir sonraki emzirmeyi, bebeğin en son emdiği göğüsten
başlatın.
Bebeğiniz, süt gereksinmesinin önemli bir bölümünü emzirmenin ilk birkaç
dakikasında alacaktır. Fakat sütün devamlı oluşabilmesi için bebeğin her iki
göğüslede emzirilmesi şarttır. Bebekler içgüdüsel olarak meme emmeyi
bilirler. Ama ilk günler meme ucunu bulmakta güçlük çekebilirler. Göğsünüzün
ucunu baş parmağınızla orta parmağınız arasına alıp bebeğin ağzına vererek
ona yardımcı olun. İyi beslenebilmesi için bebeğin, ağzını tamamen açmasını
ve sadece göğüs ucunu değil göğsün koyu renkli bölgesinin tümünü
dudaklarıyla kavrayarak meme emmesi gerekir. Meme verirken göğsünüzün
bebeğin nefes almasını engellememesine dikkat edin. Bebeğinizi yirmi
dakikadan fazla emzirmeyin. Genellikle bebeğiniz doyduğuna kendisi karar
verip memenizi bırakacaktır.
Her emzirmeden sonra bebeğinizin gaz çıkarmasını sağlayın. Bunun en kolay
yolu, onu midesi omuzunuza değecek biçimde yatırmak ve hafifçe sırtına
vurmaktır. Bebeğiniz gaz çıkartırken, emdiği sütün birazını da
kusabileceğinden omuzunuza ufak bir havlu veya temiz bir bez parçası koymayı
unutmayın.
Bebeğinizi emzirdikten sonra meme uçlarınızı sıcak su ile silin. Sabun
kullanmaktan kaçının. Sızabilecek sütü emmesi için sütyeninize temiz bir
tampon veya bez parçası koyun.
İlk haftalarda bebeğinizi iki üç saatte bir, hatta gece bile emzirmeniz
gerekebilir. Genellikle doğduktan dört veya altı hafta sonra bebekler dört
saatte bir emzirilir. Daha sonra ise günde beş kez emzirilme onlar için
yeterlidir. |
|